İş Kazası Avukatı

Ağustos 17, 2020by Av. Cemre Bingöl0

İş Kazası Avukatı

İş Kazası avukatı olarak Ankara merkezli ofisimiz, Türkiye’nin her yerinden iş kazası dava dosyaları ile ilgilenmektedir. İş kazası avukatlığı bilgi ve tecrübe gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle Kor Avukatlık ve Danışmanlık ofisi olarak mutlaka işinde profesyonel bir iş kazası avukatı ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Hukukumuzda, iş kazası geçiren kişilerle, vefat etmeleri durumunda geride kalan hak sahiplerinin (yasal mirasçılarının) ekonomik ve sosyal hakları, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile güvence altına alınmıştır. 5510 Sayılı Kanun kapsamında, işyerinde gerçekleşen her kaza iş kazası sayılmamakta; bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için bazı şartları taşıması gerekmektedir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. maddesinde “İş Kazası” nın tanımına yer verilmiştir. İlgili tanımda, bir kazanın iş kazası olarak nitelendirilmesi için gereken kıstaslar da belirlenmiştir.

İş kazası, kazanın işyerinde ya da işin yürütülmesi sırasında meydana gelmeli ve çalışanın ölümüne, vücut bütünlüğünün bozulmasına veya psikolojik yahut fiziksel engelli hale gelmesine neden olmalıdır.

İş Kazası Nedir?

İş kazası, kazanın işyerinde ya da işin yürütülmesi sırasında meydana gelmeli ve çalışanın ölümüne, vücut bütünlüğünün bozulmasına veya psikolojik yahut fiziksel engelli hale gelmesine neden olmalıdır.

İş kazası nedir sorusunu cevaplamak için bir tanım yapmak gerekirse;

      • “Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
      • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle; sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
      • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
      • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
      • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.”

Kanun böyle bir tanım yapmış olsa da, her somut olayda kazanın iş kazası olup olmadığı kendi özelinde değerlendirilmeli ve bir iş kazası avukatı ile birlikte çalışarak hukuki süreç yönetimi yapılmalıdır.

İş Kazası Sayılan Olaylar

İşyerinde veya işyeri kabul edilen yerlerde yaşanan; yaralanma veya ölümle sonuçlanan her türlü kaza iş kazası sayılır. 5510 Sayılı Kanun kapsamında meydana gelen bazı kazalar, bir işte çalışma sırasında yaşansa bile “iş kazası” olarak nitelendirilmemekte, bazı kazalar ise fiilen bir çalışma yokken gerçekleşse bile iş kazası olarak nitelendirilmektedir.

Yargıtay kararlarına göre, işçinin işyerinde kalp krizi geçirmesi ya da işyerinde intihar etmesi de iş kazası sayılmaktadır.

Bir olayın iş kazası olup olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu değerlendirmekte olup bunun için de Kurum’a kazanın bildirilmesi gerekmektedir. Olayın kurum tarafından iş kazası olmadığına yönelik bir değerlendirme yapılması halinde, zarar gören işçinin veya işçi vefat ettiyse onun yasal mirasçılarının iş kazasının tespiti amacıyla dava açma hakkı bulunmaktadır. Aynı zamanda işverenin de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş kazası tespitine karşı olayın iş kazası olmadığına yönelik dava açma hakkı bulunmaktadır. Dava açma konusunda iş hukuku avukatından yardım alabilirsiniz.

İş Kazası Bildirimi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Bir işyeri sınırları içerisinde iş kazası gerçekleştirdiği takdirde, bu kazanın bildirimi işveren tarafından yapılmalıdır. İşveren, kolluk kuvvetlerine durumu derhal bildirme yükümlülüğü altındadır.

Kazanın hem kolluk kuvvetlerine hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi gerekmekte olup kuruma bildirim yükümlülüğü bakımından öngörülen süre, kazanın gerçekleştiği tarihten sonraki 3 iş günüdür. Bildirimin yapılması, işverenin yükümlülüğünde ise de; bu bildirimin işveren tarafından yapılmaması durumunda, kaza geçiren işçi tarafından bizatihi olarak yapılması gerekmektedir.

İş Kazası Geçiren Kişi Ne Yapmalı?

İş kazası meydana geldiğinde, öncelikle, yukarıda bahsedilen bildirimin yapılması gerekir. Kuruma yapılacak bildirimin ardından, sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği adı altında bir parasal yardım yapılır. Kurum tarafından yetkilendirilen hekim ya da sağlık kurulu raporu ile, kaza geçiren işçinin istirahat süresi belirlenir ve bu süre içerisinde işçi, geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanır.

İş Kazası Geçiren İşçiye Verilen Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nedir?

İşçiler tarafından rapor parası yahut rapor ücreti denilen “geçici iş göremezlik ödeneği”, işçinin iş kazası– meslek hastalığı geçirmesi ya da hastalık veya analık hallerinden kaynaklı işe gelememe durumlarında uğradığı gelir kaybını önlemek amacıyla ödenen ücrettir.

İş Kazası Geçiren Kişi Ne Kadar Maaş Alır?

Yapılan ödeme, tedavinin şekline göre değişir Buna göre; kaza geçiren işçi yatarak tedavi ediliyorsa günlük kazancın yarısı kadar, ayakta tedavi ediliyorsa günlük kazancın üçte ikisi kadar ücret verilir.

Asgari ücretle çalışan bir işçinin günlük kazancının 2020 yılı itibariyle 98,10 TL olduğu düşünülecek olursa, asgari ücretle çalışan bir işçi, iş kazası geçirdiğinde eğer hastanede yatarak tedavi oluyorsa 49,05 TL günlük yardım alır. Eğer ayakta tedavi oluyorsa, bu işçinin alacağı günlük yardım 65,4 TL’dir.

Yargıtay kararlarına göre, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması şarttır.

İş Kazası Nedeniyle Yaralanan İşçinin Hakları Nelerdir?

İş kazası nedeniyle yaralanan sigortalı işçinin, uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etme hakkı bulunmaktadır. Maddi ve manevi zararın hesabında, ofisimizce, uzman iş kazası avukatı marifetiyle zarar kalemlerinin hesabı yapılmaktadır.

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminatlar davalarında kullanılacak en önemli delillerden biri, Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişlerinin düzenleyeceği raporlardır.

İş Kazası Neticesinde Ölüm Gerçekleşmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır? Eşi İş Kazasında Ölen Kişi Hangi Davaları Açabilir?

İş kazası nedeniyle ölen sigortalının yakınları, hem Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan hem de işverenden tazminat talep etme hakkına sahiptir. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan maddi tazminat olarak cenaze giderleri, tedavi giderleri talep edilebilmekte iken; işverenden maddi tazminat kalemi altında cenaze giderleri, tedavi giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edilmektedir.

İş Kazası Zamanaşımı Ne Kadardır?

İşverenin iş kazasından doğan sorumluluğunun kaynağını sözleşme hukuku oluşturmakta olup iş kazası zamanaşımı bakımından genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.

Koranavirüs İş Kazası Sayılır Mı?

Koranavirüs konusu, 2020 yılı Mart ayından itibaren ülkemizin gündemini sıklıkla meşgul etmiş ve virüse halen bir çare bulunabilmiş değildir. Koranavirüs nedeniyle hastalanan kişilerin sayısı son zamanlarda artmış, ülkemizde binlerce kişi bu virüsten muzdarip olmuştur.

Koronavirüs iş kazası sayılır mı sorusuna cevap verebilmek için İş kazasının tanımından yola çıkılacak olursa, bir işyerinde çalışırken veya bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda denilmektedir.

İşçinin işyerinde çalışmakta iken diğer iş arkadaşlarından yahut gelen müşterilerden birinden virüs kapması, iş kazası olarak nitelendirilecektir. Benzer şekilde, kargo firması çalışanının gün içinde çalıştığı esnada koronavirüs kapması da iş kazası olarak nitelendirilebilecektir.

Bunlara ek olarak, iş seyahati amacıyla şehir dışına yahut yurt dışına gönderilen işçinin bu seyahat esnasında koronavirüs kaparak hastalanması halinde, bu durumun iş kazası olarak nitelendirilmesi mümkündür. Yargıtay’ın bununla ilgili emsal bir kararı bulunmakta olup Ukrayna’ya giden tır şoförünün domuz gribi olması da iş kazası kapsamında değerlendirilmiştir.

İş Kazası İle İlgili Emsal Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2019/2529 K. 2020/2747 T. 25.6.2020

(…)Taraflar arasında uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması koşuldur.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.

Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, iş yeri ve/veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.

T.C. YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2019/4918 K. 2020/2164 T. 11.6.2020

“(…)İş kazası sonucu sürekli iş görmez duruma gelen sigortalı sorumlulardan maddi zararlarının giderilmesini isteyebilir. Maddi zarar kavramı ise, malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade etmek için kullanılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin tazminat davalarında öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.”

T.C. YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2018/5018 k. 2019/2931 T. 15.4.2019

“(…)Sonradan oluşan zarar ile olay arasında uygun illiyet bağı bulunması koşuluyla olay iş kazası kabul edilmelidir. Somut olayda,

tır şoförü olan davacı murisinin 26.11.2009 tarihinde davalı işveren tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği,

11.12.2009 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, Adli Tıp Kurumu raporunda, H1N1 virüsünün kuluçka süresinin 1-4 gün arasında değiştiği,

murisin 13.12.2009 tarihli hastaneye başvurusunda belirttiği şikayetlerin hastalığın başlangıç belirtileri olduğu taktirde hastalığın bulaşmasının bu tarihten 1-4 gün öncesinde gerçekleşmiş olacağının bildirildiği,

buna göre davacı murisinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında bulaştığı yukarıda belirtilen rapor kapsamından anlaşılan H1N1 virüsüne bağlı olarak, daha sonra meydana gelen ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. O halde, davacı ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.”

İş kazası, İş Kazası Avukatı ve İş Kazası Zaman Aşımı konuları üzerine aklınıza takılan soruları yorumlar kısmında sorabilir, iş kazası avukatı olarak sizi temsil etmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

1 × three =

DANIŞMA HATTI

Kor Avukatlık ve Danışmanlık. Bu sitede bulunan bütün içerik, Türkiye Barolar Birliği’nin Meslek Kurallarına uygun şekilde tasarlanmış olup sadece bilgilendirme amaçlıdır.                             

Copyright © KorHukuk 2020